İstese arar.
Özlese gelir.
Seviyorsa söyler.
Her şey bu kadar basite indirgenebilir. Bazen sorularının cevapları tam da içinde saklıdır. Cevap aslında gözünün önünde tüm ihtişamıyla dans ediyordur.
Görmüyor değil, görmek istemiyorsundur.
Çünkü beklemek sende bir tür alışkanlıktır. Beklemek kurulacak hayaller demektir. Aslında sen beklemeyi değil, hayal kurmayı seviyorsundur.
Aslında sen onu değil hayallerini seviyorsundur.
Onu da seviyorsundur belki ama hayal kurmak kadar değil.
Aramak istiyor ama aramıyorsundur. İstesen ararsın aslında. Hala aramıyorsan, aramayı yeterince istemiyorsundur.
Aramaya kalkarsan ihtimaller yüzde elliye ellidir çünkü. Belki o da senin aramanı bekliyordur ya da sana artık başımdan siktirip gidebilirsin diyebilir.
İhtimalleri sevmiyorsundur. Aslında sevmediğin ihtimaller değil siktirip git deme ihtimalidir. İhtimalin bu yüzde ellilik kısmı hayal kuramamak demektir.
Aslında sen beklemiyorsundur, hayal kurmaya devam ediyorsundur. Ve o asla hayallerinde olduğu kadar güzel olmayacaktır zaten.
Bu kadar basit.
